Flintstones nedir kimdir ?

Fotoğrafım
Çakıl ile Bambam birbirlerine 2006'dan beri aşıktır.İkisini de bir blog sevdası tuttuğundan olsa gerek "yahu sevgilim,bir blogger bir bloggera 'blo blogger gel beraber bloggeristanda bir blog açalım' demiş.Bundan haberin var mıydı ?" muhabbetine kapılıvermişlerdir.Çay,çorba derken bir blog açmışlardır.Adı da "1 Çakıl 1 Bambam" olmuştur.Noktadır.

20100904

Tatil


Bambam'ın Çakıl'ı tatile gidiyor.anneannesini öpmeye.ancak bu öpüş 1 hafta süreceğinden gayrı Bambam'la çok özleşecekler.sevgilinin tatile gitmesi zordur arkadaş.bunu en iyi Bambam bilir.Bambam Çakıl'ı özler,bağrına basmak ister ama yapamaz.üzülür ancak elinden bir şey gelmez.Çakıl da üzülür bu duruma fakat yapabileceği bir şey yoktur.sahilde yan yatıp güneşlenmesi gerekmektedir.onu en çok yoracak şey budur.

ilişkileri boyunca Çakıl Bambamsız tam 5 kere tatile gitmiştir.bu altıncı olacaktır.Bambam'la da tatile gitmişlikleri vardır.sevgiliyle tatil iyidir güzeldir ancak birlikte geçirdikleri ilk ve şu ana kadar ki son tatillerinde Vilma da yanlarında olmuştur ve cehennem azabı yaşatmıştır onlara.ne elele tutuşabilmişler ne de adam akıllı öpüşebilmişlerdir.ikisi de bu durumdan çok şikayetçi olmalarına rağmen yapacak bir şey yoktur.anadır atılmazdır,satılmazdır.

sonuç olarak bugün tatile gidiyorum anneannemin yazlığına.Bambam yanımda,belli olmasa da (herhalde) üzgün.ben de üzüntü buhranları yaşamama rağmen heyecanlıyım.çümküm iki tane bebek olacak gittiğim yerde ve onları mıncırmayı planlıyorum.Bambam şu an gıdığımı öpüyor.onu çok seviyorum sevgili blog.1 hafta boyunca yazamayacağız.daha doğrusu ben yazamayacağım.Bambam'ın da açıp bir yazayım diyeceğini sanmıyorum.ama temennim bir şeyler yazması.mesaj yerine ulaştı umarım.söz sen de Bambamım.

Not:Bambam Vegas'a gitmeme izin vermiyor.Amsterdam'a da...çok üzgünüm çünkü onu dövmek zorunda kalacağım.        
                                                                                                                    

                                                                                                                    Çakıl


Beeb and the Beep...! Mesaj yakalandı bebeğiim.... :D
Tamam Çakıl'ıma söz olsun ki yanardağlar patlayıp gökyüzü yerle buluşmadığı, yer kabuğu delinip magma beni içine almadığı, denizler kabarıp ülkeleri yutmadığı, metrobüs yoldan fırlayıp arabalara dalmadığı ve the marmara otel  pürtelaşın üstüne doğru devrilmediği sürece her gün bu bloga yazmaya devam edeceğim.

Evet tam altıncı kez benden uzak diyarlara gazlıyorsun güzelim.Beni üzüyorsun ama seni anlıyorum.Biga Beach te yatıp güneşlenmek gibi ulvi bir görevin var senin.Sen seçilmiş çakmaktaşsın.Sen cansın sen kansın.Seni gören yollara dökülsün.oh yeah.! :D

Bekle Çakıl'ı Biga Beach Çakıl geliyooor.


P.S. : I Love You..!

                                                                                                           BamBam
                                                                                                                                                                                                

20100830

Arkadaş

20 dakika önce gelen bir mesaj Bambam'ı sinirlendirdi.er cinsiyetli bir arkadaşım dedi ki "dışarı çıkabilir misin?" dedim "Bambam'a sormam lazım".Bambam'a sordum da.o da dedi ki "çıkmayadabiliriz" ama çıkacağız.Bambam çok sinirli.
sorun: kızın erkek arkadaşları sevgiliyi sinir eder.
çözüm: sevgiliyi dinlememek.

siz de öyle yapın.sevgiliniz manyağın teki değilse dayak atmaz,merak etmeyin.
Edit: Kadına şiddete hayır.

                                                                                          Çakıl

...ancak...Çakıl'ın sevgilisi (ben olurum o) manyaktır belki :)...
Edit: Kadınlar tırnaklarını törpülediği gibi dillerini de törpülemeli zannımca.

                                                                                          Bambam

20100829

Güllaç

güllaç; bir nevi ramazan pidesi...

çoğumuz farketmese de güllaç oldukça marjinal bir tatlıdır.öyle her yerde bulamazsınız istediğiniz zaman.demem o ki simit değil,pidedir güllaç.ben daha karşılaşmadım "güllaç sevmem" diyenle.sebebi de pide gibi sadece yılın bir ayı yenebilmesidr zannımca.ansiklopedik bilgi vermem gerekirse(gerçi gerekmiyor ama) 15.yy'da ince açılmış ve depolanmış yufkaların tekrar yenebilmesi için sütle ıslatılmasıyla uydurulmuşmuş.bir çok vitamin açısından da zenginmişmiş.

ve güllaç hakkında rahatsız olduğum bir konu; nar konulmaması.güllüoğlu dahil hiç bir yerde nar koymuyorlar artık üstüne.bunu bir hakaret olarak kabul ediyorum ve bir karar veriyorum...bundan sonra güllaç yemeye giderken yanımda bir avuç nar götüreceğim.mecbur...

Not:demin bi güllaç yedik,yemez olaydık.
Edit:Bambam'ın kolu çok acıyor.kıh kıh
                                                                                            Çakıl


Dede Tatlısı...


Ağzının tadını biliyor diye bahsedebileceğimiz Osmanlı Padişahlarından beri hala sadece iftar yemeklerinde yeniyor olması bu tatlının (tatlım benim :D) peynir kokulu organcığımda özelliğini kaybetmeden yer etmesine sebep oluyor.Güllaç bana dedemi hatırlatıyor yahu.O hep narlı yapardı gül suyu da koymazdı üstelik.Çakılım benim ansiklopedya çıktısı birkaç cümleyle açıklamış tarihini.Bulan şahsiyete karşı bir yakınlık hissettim içimde.İlginç tatlara olan merakımdan sanırım ki.Herkes ekmeği 
çorbaya bandırırken benim kolaya bandırmam gibi mesela.Güllaç'ı yaratan mükemmel şahsiyette farklı bir kıymalı börek denemek istemiş sanırım.Taze yufka değil, kurutulmuş yufka.Su değil, süt.Çörek otu değil, nar.Nar mı ? Telefonlardaki tuşların yerini sadece ekranların alması gibi birşey. Artık nar yerine vişne şekerlemesi.Nerede o eski ramazanlar ? Pehh...

                                                                                             Bambam


Not:beyin peynir gibi kokar.bence bi deneyin.
Not2:Çakıl kolumu yedi.