Ben ki yılların anti-çay cemiyeti üyesi çay içmeye başladım...hem de deli gibi.sabah başlıyorum akşama kadar bulduğum her anda çay içiyorum.artık çay yapalım demeye utanır duruma geldim.vilma'yla bambam artık yeter dediler geçen gün.ancak onları dinlemeyeceğim,çayımı içeceğim.yemişim kolayı,tadı yok tuzu yok.ki ben kola severler cemiyeti üyesi...
eskiden beni anlamazlardı.şöyle diyaloglar çok geçerdi ;
-"çay koyayım ?"
-"yok ben çay içmiyorum"
-"nasıl?"
-"yani hiç içmiyorum."
-"aaa..."
sonuncu "aaa" acıma ifadesi olurdu genelde.kendimi de bir garip hissederdim.içmemek iyi mi kötü mü karar veremezdim.herkes çay içerken kahve yudumlardım.sonunda kalp krizinden gidecek duruma geldiydim.
çay çok enteresan bir şey.hala biyolojik,fizyolojik ve psikolojik olayını çözemedim.yaprağı sıcak suya atıyorsun tadını bırakıyor,tuzunu bırakıyor.hem de kuru yaprak ! pis bir şey mi acaba ? kuru yaprak lan tozu olur çöpü olur.ama önemli değil.içiyorsun içiyorsun miden şişmiyor.tadı mükemmel değil ancak mideye de iyi geliyor yani.ancak daha kahvaltıda içmeye alışamadım.olsun zaten şu anda kahvaltı etmiyorum.dolayısıyla; çay çeeek !
Çakıl
Çay iyidir güzeldir hoştur.Nasıl istersen öyle içersin.Sıcak, soğuk, aromalı, sütlü...Çeşitleri de vardır tabii bergamotlu çay, tomurcuklu çay, yaprak çay, adaçayı vs.Ama en güzeli tabii ki şöyle bir pazar kahvaltısında ince belli bardakla gelmiş buharı üstünde kıpkırmızı (tavşan kanı gibi :) ) çaydır.Çay ilginçtir hava ne kadar sıcak olursa olsun içersin gider.Aksine ferahlatır susuzluğunu giderir insanın.
Çay ile ilgili birde şöyle bir anım vardır.Anı denmez buna ama neyse, daha çok deneyim gibi.Ben Bambam MOLOZTAŞ olaraktan Samsun doğumluyum.Samsun'da her pazar günü ekmek fırınları karadeniz pidesi pişirirler.Karadeniz pidesinin kıymalısı makbuldür ama peynirlisi de fena değildir hani.
Karadeniz pidesi yaptırılıcağı zaman öyle gidipte fırına ben pide istiyorm kardeş yap bana denmez.Evde oturursun kıymali içini hazırlarsın bir güzel.Bir tepsinin içine koyarsın.Yanına da bi kalıp tereyağ koyar tepsiyi kucaklar fırının yoluna düşersin.Hazırladığn içten ne kadar çıkarsa pidelerin hazırlanır ve 2 merelik boylrıyla elinize verilir.Fırıncı amcanın bıçağını alır onlaı insansı boyularda kestikten sonra tepsinin içine koyar ve evin yolunu tutarsınız.Eve geldiğinizde haala o taş fırınının ateşi üzeridedir pidelerin.O cayır cayır pidenin yanında kola,meyve suu fln içemezsiniz.Birtek çay içilir o pidelerle.
Çakılım bebeğim.Ben bu başlığı çay değil de çay ve karadeniz pidesi gibi bir duruma soktum.Affola...
Afiyet olsun
Bam&Bam


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder